21/4/2007

Kendimiz için yaşamıyoruz

Belki çok bencil bir başlık gibi oldu ama gerçeği bu; kendimiz için yaşamıyoruz.

Nasıl mı?

Daha biz doğmadan başlıyor bu süreç...

Anne-babamız biraz büyüklerinin biraz da çevrelerindekilerin etkisiyle bizi dünyaya getirmeye karar veriyor: "Evladım! olur mu hiç? çocuğunuz olmazsa ele güne karşı ne dersiniz?"

Böyle başlayıp devam ediyor:

Oğlum/kızım, yapma elalem ne der?

Derslerine çalışmadın, bak arkadaşların sınıfı geçerken sen kalırsan insanların yüzüne nasıl bakarsın?

Okulda, evde, askerde, otobüste, sokakta hep böyle cümlelerle karşılaşır, bir zaman sonra biz de daha fazlasını kurmaya başlarız, farkında olarak veya olmayarak...

Hiç birimiz kendimiz için yaşamayız. Çok sevdiğimiz bir elbiseyi, ayakkabıyı kendimiz çok beğendiğimiz için değil, başkaları iyi veya güzel bulduğu için giyer, beğeniriz. En hayati kararlarımızı alırken bile, "Ya diğerleri ne der?" sorusunu hep kendimize sorar dururuz.

Dedim ya, kendimiz için değil başkaları için yaşıyoruz....

19/4/2007

kitap fuarı

Masamda bir not gördüm: "2. Gaziantep Kitap Fuarı 26 Mayıs'ta Açılıyor" diye...

Geçen yıl, sınırlı sayıda yayınevinin de katılımıyla olsa kitap fuarı açılmıştı, ilk kez Gaziantep'te... Bu yıl daha fazla yayınevinin katılımıyla tekrarlanıyor.

Kitabın Gaziantep'teki durumunu bilmeyenler, "Ne olmuş yani, çok mu önemli" diyebilirler. Bir tek kitapçının bile bulunmadığı, sadece ÖSS ve dershane kitaplarının satıldığı bir kentte kitap fuarının açılması benim açımdan çok önemli. Daha iki gün önce yurtdışında yaşayan bir arkadaşımın istediği kitapları internetten satın almıştım... Umarım faydalı olur...

 

26 Mayıs- 03 Haziran 2007 tarihleri arasında Gaziantep Universitesi kampusunde gerçekleşecek kitap fuarına Ahmet Ümit, Ülkü Tamer, Nihat Genç ve çok sayıda şair yazar da katılacakmış....

9/3/2007

Hiç deli oldunuz mu?

Deli olmak, özürlü-engelli-sakat olmakla eş tutuluyor toplumumuzda. Oysa en rahat, en özgür ve en mutul insanlar delilerdir.

Hangi birimiz canımızın istediği bir anda üzerimizdeki elbiseleri yırtıp parçalayabiliyoruz?

Ya da en mutul olduğumuz bir anı delicesine (bak işte bu bile yeterli) sokağa fırmayayarak naralar atıp kutlayabiliyoruz?

Ne zaman aç kalma derdi çekmediniz? ya da sorumluluk almadan yaşadığınız bir an oldu mu?

Bence yoktur. o halde yaşasın delilik

27/2/2007

aradabir

Bugüne kadar çokça yazı yazmış biri olarak en zorlandığım şey, bir ilkin İLK yazısını yazmaktır. Yıllardır internet ile iç içe olmama rağmen bloglarla ilgili bir inceleme yapma veya blog yazma ihtiyacı hissetmediğim gibi merak edip herhangi bir blogu bile okumamıştım. Ancak bir süre önce İranlı bir yazarın yazdığı kitabın önemli bir bölümünün bloglardan oluştuğunu görünce fikrimi değiştirmek zorunda kaldım.

Umarım yoğun iş yaşamı içinde unutmam da düzenli olarak buraya bir şeyler yazıp insanlarla paylaşma fırsatı bulurum...

Kategorilerim

    Arkadaşlarım

    Bağlantılarım

    Blogcu ile yapıldı